V-Y-Z - Bitki Kütüphanesi

Bitkiler, insan oğluna sunulmuş bir hediyedir. Beslenmenin en temel kavramını oluştururlar ve bitkileri yakından tanımalıyız. V, Y ve Z Harflerindeki bitkileri tanıyalım.

V

• Vanilya - Vanilla planifolia. (Bitki türü): Salepgiller familyasından, birçok tropikal ülkelerde yetiştirilen, tırmanıcı gövdeli bir bitki türüdür. Vatanı Meksika, Madagaskar, Cava ve Antiller'dir. Vanilya asıl olarak bir bağ bitkisidir. Dünya üzerinde yaklaşık 150 vanilya türü vardır. Ancak Bourbon, Tahiti ve Hint Vanilyası ticari olarak yetiştirilmektedir. Vanilyanın yetiştirilmesi (polenleme işlemi) ve ekimi hiçbir makine, kimyasal gübre veya tarım ilacı kullanmadan tamamen elle yapılır. Vanilya yetiştiricileri ki genellikle kadın ve çocuklardır, eğer yeteri kadar hızlı çalışırlarsa günde yaklaşık 1000 ile 2000 arası vanilyayı polenleyebilirler. En fazla işçilik gerektiren zirai üründür. Aynı zamanda  Dünya'da Safran'dan sonra en pahalı ikinci baharattır. Çubuk yeşil meyve halindeyken yaklaşık 9 ay boyunca tadını alması için bekler. Meyve koparıldıktan sonra hala yeşildir ve henüz tam anlamı ile tadı ve aroması oluşmamıştır. Yeşilken toplanıp, suda haşlandıktan sonra kurutulan meyveleri kullanılır. Özel kokulu vanilin maddesi ancak fermentatif  bir kurutma sonucunda meydana gelmektedir. Bu kuruma işleminden sonra meyve yaklaşık 20 oranında küçülür. İşleme bittikten sonra ürünler ayrıştırılır, 1-2 ay boyunca dinlenmeye bırakılır.  Vanilin meyveden glikosit ile bağlı durumdadır. Ancak böyle kurutma esnasındaki mayalanma ile serbest hale geçmektedir. Genellikle evlerde kullanılan vanilya doğal değildir. Pasta, çikolata, dondurma, şekerleme, kahve, kakao ve kola, likör gibi pek çok ürüne tat katmak için kullanılır. Vanilya mide ve sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkilere sahiptir. Koku verici olarak gıda ve parfüm sanayiinde kullanılmaktadır.

  
• Vebaotu - Petasites hybridus. (Bitki türü): Irmak, dere ve orman kıyılarında yetişir. Kelotu olarak da bilinir. Şapka büyüklüğündeki yaprakları hafif dişlidir ve alt tarafları hafif türlerle kaplıdır. Kirli beyazdan açık pembeye kadar değişebilen çiçekleri, sapın en uçunda, bir salkım  biçiminde açarlar. Salgın zamanlarında büyük önem kazanmış ve ateş düşürücü özelliğe sahip olan kökü, çiçeklenme zamanından önce sökülür. Terletmeye yardımcı olan çayı, ateşlenme, soluk alma zorluğu, gut ve epilepsi (sara) hastalıklarında kullanılır. Gün boyunca bir ya da iki bardak yudumlanarak içilir. Aynı zamanda adet krampları, astım ve baş ağrısı için de kullanılmaktadır. Modern herbalistler tarafından ise özellikle komoterapiden sonra kanser tümörlerinin azaltılması için önerilmektedir. Kanser tedavisinde kullanıldığında özellikle cerrahi operasyondan sonra etkili bir şekilde metataz'ıda (yayılma) önlediği bilinmektedir.

 
• Vişne - 'Prunus. (Ağaç cinsi): Gülgiller familyasından kiraza benzeyen ve tadı kiraz tadından ekşi olan bir meyve türüdür. Anayurdu Anadolu ve Balkanlar olan vişne 5-7 m kadar boylanabilir. 4 yaşındayken meyve vermeye başlar ve 40-50 yıl yaşar. Türkiye'de iki önemli vişne ağacı çeşidi yetiştirilmektedir. Bunlardan meyvesi hertür kullanıma elverişli olan kütahya vişnesi, uzun saplı, iri boyda, ucu hafif sivrice, koyu kırmızı ince kabuklu, çok sulu, ekşi ve kırmızı etli meyveler verir. Macar vişnesi ise kısa saplı ince, koyu kırmızı renkli kalınca kabuklu, ekşi ve kırmızı etli meyve vermektedir. Her iki çeşidin ağaçlarıda Temmuz ayında başlayarak bol ürün verir. Vişne meyvesi sofralıktan çok meyve suyu, şurubu, reçeli marmeladı, kompostosu, likörü ile diğer bazı içkileri, pasta ve tatlıları yapılarak tüketilir. Ayrıca kurutularakta yenir. Vişnenin besin değerleri kirazınkine benzer. Ancak şeker oranı düşük olduğundan kaloriside kirazınkinden düşüktür. Ortalama 100 gr taze vişnede, 58 kalori ile 14,3 g karbonhidrat vardır. Vişne meyvesinin taze ya da kurutulmuş sapları, aynen kiraz sapları gibi sağlığımıza yararlı etkiler yapar. Vişne sapları idarar söktürücü özelliği ile kabızlıkta faydalıdır. Kabukları ise ateş düşürücü olarak kullanılabilir.

 

 Y

• Yabani turp - Raphanus raphanistrum. (Bitki türü): Bu tür 20-50 cm yükseklikte, az çok tüylü, san çiçekli bir yıllık otsu bir bitkidir. Bütün Avrupa ve Anadolu'da yabani olarak yetişir. Kökü ve yaprakları hardal esansı taşır ve iştah açıcı olarak kullanılır. Tohumlarından elde edilen yağdan sabun yapılmaktadır.
• Yabani yulaf - Avena fatua. (Bitki türü): Sıcak ve ılıman iklimlerde yetişir. Akdeniz, Kızıldeniz, Hint  denizi, civarı ülkelerde çok görülen yuvarlak ve hoş kokulu meyveleri olan bitki türüdür. Meyveleri kullanılır. Kaynamış meyvesinin suyu içildiğinde böbrekte ve mesanede birikmiş kum ve taşları eritir.

 
• Yabani enginar - Cynara cardunculus. (Bitki türü): Papatyagiller familyasından, yaprakları dikenli yabani, 1,5 m yüksekliğinde çok yıllık bir bitki türüdür. Tüysü yapraklar almaşık dizili, loplara bölünmüş çok dikenlidir. Çiçekler mor renklidir. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yetişir. Baharın müjdecisidir. Bir çok hastalığa iyi geldiği ve kişiye dinamizm kazandırdığına inanılan yabani enginarın tazesi bulgur pilavı, et ve yumurtayla pişirilerek, kızartması yapılarak ya da salata olarak tüketilir. Yemek olarak kullanımasının yanı sıra sakızı yapılır. Taze olarak yılda sadece 2 hafta toplanır. Bir çok yabani bitkinin aksine dağınık yerleşir. Sütü alınarak sakız üretiminde de kullanılan yabani enginarı toplamak isteyen kişinin, saatlerce dolaşması gerekir. Yaklaşık 1 kg yabani enginarı toplamak, ancak bir kaç saat kır gezintisi yapılmasıyla mümkün olur.


• Yabani hardal - Brassica kaber. (Bitki türü): 40-50 boyunda tek yıllık bir yabancı ottur. Hemen yerde yetişen bu bitkinin tohumlarından yararlanılır. İshal yapıcı özelliği vardır. Mantar zehirlenmelerinin tedavisinde kullanılır. Cinsel organlardaki iltihaplanmalara iyi gelir.

 
• Yabani hindiba - Cichorium intybus. (Bitki türü): Bahar aylarında parlak çiçekler açan yabani hindiba otu, ekilmemiş tarlalarda ve ıslak çayırlarda bol miktarda yetişir. Yabani hindiba kök yapan bir bitkidir. Diğer hindiba cinsi kök yapmaz. Kullanılan kısımları kök, yaprak ve çiçekleridir. Kökleri sonbaharda topraktan sökülür ve gölgede kurutulur. Tıpta yaprakları ve kökü kullanılır. 1 bardak kaynar suya, 2-10 gr ince doğranmış kök veya aynı miktarda  çiçek ya da saplarından konur 10 dk bekletilir  bir günde tüketilmek şartıyla içilir. Lapası kırkayak, akrep ve an sokmalarına karşı iyi gelir.

 
• Yabani keçiboynuzu - Gleditsia. (Bitki cinsi): Fabaceae familyasına15-25 m uzunluğunda olup bileşik yaprakları tek katlı veya çift katlı olabilen bitkilerdir. Meyve dönemi Ağustos ve Eylül ayları olup meyvelerde çok sayıda tohum bulunur. Trakya ve Kuzey Amerika yayılışlıdır. Peyzaj, gıda ve ilaç sektöründe kullanılır. Çiçek ve meyvesinden faydalanılır.  Meyveleri hayvan yemi olarak kullanılır. Çiçekleri kokulu ve nektar bakımından zengin olduğu için balcılıkta tercih edilir. Meyveleri ise bir tür içki hazırlanmasında kullanılır.

 
• Yabani mango - Irvingia gabonensis. (Bitki türü): Irvingia türüne ait  bir cins ağaçtır. Afrika ve Güneydoğu Asya'da bulunur. Yenilebilir ayı mango gibi fındık şeklinde meyvesi vardır. Özellikle kendi için değerli yağ ve protein bakımından zengindir. Zayıflamada ve kan değerlerinin normalleşmesinde kullanılır.

 
• Yabani pirinç - Zizania uatica. (Bitki türü): Buğdaygiller familyasının pirinçgiller oymağından, Kuzey Amerika ile Çinde yetişen, yerli halklar tarafından taneleri pirinç gibi, sapı ise soyulup yenen, 4 türü bulunan sucul bitki cinsidir. Çok yönlü kullanım alanlarıyla yabani pirinç, saf olarak ya da diğer uzun taneli pirinçlerle birlikte harmanlanmış bir şekilde kullanılabilir. Yemeklere özgün bir lezzet katan bu hububat aynı zamanda pilavlarda, çorbalarda ve salatalarda yer aldığında siyah renginden ötürü yemekleri görsel bir şölene de dönüşüyor. Yabani pirinç, glütensiz bir gıda maddesi olarak alerjisi olan kişiler için yararlıdır ve bu yüzden yemek endüstrisinde büyük bir avantaj sağlamaktadır.

 
• Yabani sarmısak - Allium ascalonicum. (Bitki türü): Zambakgillerden, kırlarda yetişen, koyu yeşil yaprakları bahar olarak kullanılan çok yıllık bir bitki türüdür. Ülkemizde Adana ve Tunceli yörelerinde bulunur. Normal sarımsağa oranla çok daha fazla şifası ve faydası olduğu bilinir.


• Yaban mersini - Vaccinium myrtillus. (Bitki türü): Fundagiller familyasından ılıman iklimlere adapte olmuş bir üzümsü meyve türüdür. Anavatanı Kuzey Yarımküre'nin serin ve dağlık bölgelerinde yetişen bir çok türü vardır. Genel olarak Kuzey Avrupa, Amerika'da ki Rocky Dağları ve Türkiye'de Karadeniz Bölgesi'nin rakımca yüksek olan fundalık ve ormanlık bölgelerinde yabani formda değişik tipleri bulunmaktadır. Taze meyve olarak, meyve suyu, tek başına veya diğer meyve sularıyla kokteyl yapılarak, İlaç sanayisinde; kuru meyvesi, çiçek, kök ve yaprakları, süt ve süt ürünleri teknolojisinde; dondurma, yaban mersini içeren süt veya yoğurt, kuru meyve teknolojisinde, meyveli ekmek, çörek, kek, puding, pastalarda, baharat sanayisinde, meyve salataların, reçel, marmelat, konserve sanayisinde, çay; kuru yaprağı, kuru meyvesi ve diyet mönülerinde kullanılmaktadır. Kan şekerini düzenler, idrar yollarını temizler, görme kaybına faydalı, beyin sağlığını korur, sinir sistemini düzenler, kalp hastalıklarından ve kanserden korur. Meyvelerinde organik asidler, şekerler, pektin, tanen ve mirtillin denilen bir boya maddesi ile A ve C vitaminleri içerir.

  
• Yaban yasemini - Solanum dulcamara. (Bitki türü): Patlıcangiller familyasından yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde rastlanan, 1-2 metre boyunda, çok yıllık, fena kokulu bir bitkidir. Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açar. Gövde sarılıcıdır. Meyvesi sarımsı-kırmızıdır. Avrupa, Güney Asya ve Türkiye'de özellikle Kuzey Anadolu'da yetişmektedir. Solanin glikoalkaloidi, dulkamaratin ve dulkamar asidi, tatlı madde dulkarin, tanenler, acılık  vs. ihtiva eder. Terletici, balgam söktürücü, müshil ve cinsel isteği azaltıcı etkilere sahiptir.

 
• Yağ palmiyesi - (Bitki türleri): Palmiyelerin öbür türleri, örneğin; hurma ve hindistan cevizi ağaçları kadar göz okşayıcı vede tanınmış olmamakla beraber yağ  palmiyesi çok verimli bir bitkidir. Brezilya'da ve Gine Körfezi kıyısındaki ülkelerde özellikle Nijerya'da yetişen bu ağaçtan 30 C ' ın  altındaki  sıcaklıklarda katı halde bulunan ve sabun  sanayisinde çok kulanılan (yumuşak) yağlar çıkartılır. Yağ palmiyesi bodur gövdeli bir ağaçtır ama yelpazeye benzeyen yaprak demetleri 25 m'ye kadar uzanır. Palmiyenin meyvesinden birbirinden çok farklı iki ayrı yağ sağlanır. Taze meyvelerin etli kısımlarından elde edilen palmiye yağını hemen o anda hiç bekletmeden işletmenin otoklavına koyup 130 C ' ta pişirmek gereklidir. Çekirdekelrinden de (çekirdek yağı) çıkarılır ama bu daha karmaşık bir işlemdir, fakat çok modern, çok gelişmiş yağ fabrikalarında gerçekleştirilebilir. Meyvelerin içinden çıkarıldıktan sonra kurutulan çekirdekler, fabrikalara gönderilir. Fabrikada çekirdekler makineyle kırılır, çıkarılan çekirdek içleri preslerde sıkılarak gerçekleştirilir.

 
• Yakı otu - Epilobium angustifolium. (Bitki türü): Kırmızı renkte çiçekler ve uzun kapsül şeklinde meyvesi olan, otsu bir bitkidir. Tanen şekerler, yağ ve musilaj içerir. Yakı otunun kurutulan kökleri ve yaprakları suda kaynatılarak kullanılabilir. Köklerinin kaynatılmasıyla elde edilen çayı içilebilir ya da gargara olarak kullanılır. Haricen ise lapa haline getirilen yaprakları ya da soyulmuş kökleri cilt yaraları, yanıklar ve şişlikler için  kullanılabilir. Ayrıca kabız edici ve idrar söktürücüdür. Prostat büyümesini önlemeye yardımcı olur. Vücutta biriken zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırmasına yardımcı olur.

 

• Yalancı akasya - Robinia. (Bitki cinsi): Baklagiller familyasının Robinia cinsinden dikenlerle kaplı odunsu, 4-25 m'ye kadar boylanabilen yaprak döken çalı türlerdir. Anavatanı Kuzey Amerika ve Kuzey Meksika'dır. Tüysü yapraklar, 7-21 oval yaprakçıktan oluşmuştur. Çiçekler beyaz veya pembe sarkık şemsiyedir. Birçok türde sürgünler dikenli ve türlüdür. Cinse Fransız bahçıvan Jean Robin'in adı verilmiştir. Avrupa'ya 1601 yılında getirilmiştir.

 
• Yalancı iğde - Hippophae rhamnoides. (Bitki türü): İğdegiller ailesine ait 10 m yüksekliğinde dikenli bir ağaçtır. Küçük çekirdekli yemişinin rengi kırmızı veya sarımsı, tadı ekşidir. Yemişi şıralı, yumuşak ve çabuk ezilir. Dağlık bölgelerde, göl ve akarsuların kıyılarında, kumlu ve taşlı bölgelerde yetişir. Hammadde olarak pişmiş yemişi toplanır. Yemişi hava soğuyunca (-15C) çırpılarak toplanır. Günümüzde Kuzey Avrupa ve ABD'de alternatif bir tarım ürünü olarak incelenen bitki, Çin Halk Cumhuriyetinde büyük miktarlarda üretilmektedir. Yalancı iğde C ve E vitamini , folik asit, karotenoitler, yağ asitleri, flavonoitler ve başka maddeler içerir. Küçük siyah çekirdeği çok değerlidir. Meyvedeki besinlerin çoğu, çekirdeğin içindeki yağda bulunur. Yağın gençleştirici etkisi olduğu iddia edildiğinden kozmetik ve cilt bakımı ürünlerinde de bu yağdan yararlanılmaktadır. Yalancı iğde meyvesinden çeşitli rahatsızlıklarda kullanılan bir tonik ve ferahlatıcı, mayhoş bir içecek de yapılmaktadır. İltihaba karşı, mikrop öldürücü, ağrı kesici, yaraları tedavi edici özelliklere sahiptir.


• Yalancı karabiber - Schinus molle. (Bitki türü): Sakızağacıgiller familyasından, yaprak dökmeyen, 10 metreye kadar büyüyen çok yıllık, hızlı yetişen ve su isteği az olduğundan park, bahçe tanzim ağacı olarak yetiştirilen, Anavatanı Peru olup Türkiye'de Akdeniz ve Ege bölgelerinde yayılış gösteren bir ağaçtır. Önceleri yeşil, daha sonra pembe ve kırmızı renk alır, karabiber kokuludur. Meyveleri biber gibi acı olmakla birlikte bir çeşit içki yapılır. Yalancı karabiber ağacının kullanılan kısımları tohumlarıdır. Kabuklarından mastix  (amerikan sakızı) adlı bir madde elde edilir.

 
• Yalancı mazı - Thujopsis dolabrata. (Bitki türü): Servigiller familyasından, Japonya'da endemik olan bir ağaç türüdür. 15 metreye kadar boylanır. Herdem yeşil ağaçlardır. Tohumlar Eylül-Ekim aylarında olgunlaşır. Odunu yumuşak, dayanıklı ve elastiktir. Su borusu, dolap yapımı ve gemi inşaatında kullanılır. Japonya'da değer verilen genellikle tapınakların etrafında kullanılan bir süs ağacıdır. İyi yağış alan, bol sulanan bahçelerde ancak yetişme imkanına sahip olur. Kuraklığa hoş görülü değildir. Tohum ve çelikle üretilir.


• Yalancı portakal ağacı - Maclura pomifera. (Bitki türü): Dutgiller familyasından 20 metreye kadar boylanabilen geniş tepeli bir ağaç türüdür. Birçok çekirdekli sulu meyvelerin bir araya gelmesinden oluşan agregat meyve (bileşik meyve) 10 cm  çapında, portakal görünümünde, yeşil renklidir, ezildiğinde süt salgılar. Türkiyede çit ve süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Vatanı Kuzey Amerka'nın Güney Batısı'dır.

 
• Yalancı sagu palmiyesi - Cycas. (Bitki cinsi): Cycadaceae familyasına ait bir bitki cinsidir. Yaklaşık 95 türü tespit edilmiştir. Anavatanı Eski Dünya'dır, türlerin çoğu ekvator bölgesi civarında yoğunlaşmıştır. Doğu ve Güneydoğu Asya'da: Filipinler'de 10 tür (9'u endemik), Doğu Afrika (Madagaskar dahil olmak üzere), Kuzey Avustralya, Polinezya, Mikronezya'da ayrıca Hindiçin bölgesinde yaklaşık 30 tür ve Avustralya'da 26 türü vardır. C. revoluta 31 derece kuzey paralelinde Japonya'nın güneyinde bulunur. C. megacarpa ise 26 derece güney paralelinde, Avustralya'nın güneydoğusundaki Queensland'da yer alır.


• Yam - Dioscorea. (Bitki cinsi): Dioscoreaceae familyasından yumruları yenen, nişastalı bitki türleridir. Afrika, Asya, Avustralya ve Amerika'da yetiştirilen 100'den fazla kültürü vardır. Yam yumrularının boyu toprak altında 1,5 m'ye  kadar ağırlığı ise 70 kiloya kadar ulaşabilir. Sert kabukları vardır ancak pişirildiğinde yumuşar. Yam oldukça eski bir tarım bitkisidir. Kültür bitkisi olarak yetiştirilmesi Afrika ve Asya'da M.Ö 8000 bin yıllarına kadar uzanır. Bu  bölgede insanların hayattta kalabilmesi için çok önem taşıyan bir bitkidir. Yaygın olarak mangalda, ızgarada, fırında, yağda kızartılarak, kaynatılarak ve tütsülenerek yenir.


• Yapışkan otu - Parietaria officinalis. (Bitki türü): Isırgangiller familyasından, 30-80 cm boyunda, dikine yükselen, çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi dört köşe olup üzeri çengele benzer ince kıllarla örtülüdür. Yapışkan otu ülkemizde 2000 m yüksekliklere kadar rastlanır. Avrupa'da ise 2300 m'ye kadar rastlanmaktdır. Mayıs ayından Ekim ayına  kadar yerden 5-10 cm yukarıdan keserek demetler şeklinde bağlanır. Havalı, güneşli ve kuru yerlerde kurutulur. Potasyum, nitrat, katesik tanen, flavon glikozidleri ve bir alkaloid barındırır.  Taze ve kuru bitkisi kaynar suda haşlandıktan sonra 10 dk bekletilip süzüldükten sonra çay olarak soğutulmadan tüketilebilir.

 
• Yaprak soğanı - Allium schoenoprasum. (Bitki türü): Soğangiller familyasının  Allium cinsinden, 30-50 cm kadar büyüyebilen çok yıllık  bir bitki olup Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'ya özgü en küçük türüdür. A,  C vitaminleri bakımından zengindirler ve iz miktarda kükürt ve demir içerirler. Genellikle böceklere itici gelmesine rağmen, bulundurdukları kükürt bileşikleri yüzünden çiçekleri, arıları çekmektedir. Yaprak soğanı Allium türlerinin içinde hem Eski Dünya'da hem de Yeni Dünya'da bulunan tek bitkidir. Genellikle mutfakta tat ve aroma verici olarak kullanılan yaprakları için yetiştirilir. Yaprakları ince ince kıyılarak balık, patates ve çorbalarda tat ve koku verici olarak kullanılır. Bu sebepten özellikle batıda çok yaygın bir baharattır ve dükkanlarda ve bahçelerde sıkça rastlanır. Fransız mutfağı ve İsveç mutfagına ait geleneksel yemeklerin vazgeçilmez parçasıdır. Pazarlarda tüm sene boyunca taze olarak bulunabilir. Tadına fazla zarar vermeden kurutulabilir veya dondurulabilir. Türk mutfağında ise en çok rastlanan şekliyle Van otlu peynirinin yapımında kullanılır. Böcekleri kovucu özelliği olduğundan bahçecilikte haşeratı kontrol etmek için kullanılır.


• Yeni bahar - Pimenta dioica. (Bitki türü): Mersingiller familyasından Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki türüdür. Bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup baharat olarak kullanılması için, bitkinin küçük ve kokulu meyveleri kullanılır. Meyveler yeşilken toplanır ve güneşte kurutulur, rengi kahverengiye dödüğünde kullanılmaya hazırdır. Kokulu ve hafif acı bir baharattır. Yemeklere özel bir tat katar, özellikle köfte yapımında kullanılır. Turşulara çeşni katmak amacıyla da kullanılır.

 
• Yeni dünya - Eriobotrya japonica. (Ağaç türü): Güllgiller familyasından bir ağaç ve bu ağacın meyvesidir. Anayurdunun Çin olduğu sanılan malta eriği önceleri, Japonya'da yetiştirilmeye başlanmış, daha sonraları buradan Akdeniz ülkelerine ve Avrupaya yayılmıştır. Buğün özellikle astropik bölgelerde büyük miktarda üretilen malta eriği Türkiye'de en çok Akdeniz Bölgesi'nde yetiştirilmektedir. Yaz-kış yeşil kalabilen, yani yapraklarını dökmeyen bitkilerdendir. Ortalama 10 metreye kadar boylanabilir. Daha çok aşılama yoluyla, bazende tohumdan üretilir. Baharın geldiğini müjdeleyen bu koyu sarı, sulu, iri çekirdekli meyve özellikle A vitamini yönünden çok zengindir. Ayrıca antioksidanların etkilerini arttıran malik asit ve B gurubu vitaminler yönünden de son derece zengindir.


• Yer elması - Helianthus tuberosus. (Bitki türü): Papatyagiller familyasından, ayçiçeğigiller (Helianthus) cinsinden yenilebilir kök sapları yumru durumunda olan bir bitkidir. Kök saplarının yemeği ve salatası yapılabildiği gibi meyve olarak da tüketilebilir. Turpa benzer bir dokusu ve tatlımsı bir tadı vardır. Besleyici bir sebze olan yer  elması A, C vitaminleri ile kalsiyum, demir ve fosfor mineralleri açısından zengindir.

 
• Yer fesleğeni - Mercurialis. (Bitki cinsi): 50 cm boyunda, yol kenarları ve ekilmemiş tarlalarda sıkça rastlanan, yeşil renkli çiçekler açan bir bitkidir. Avrupa, Balkanlar, Kuzey Amerika ve Türkiye'de çok yaygın bir türdür. Çiçekli bitkiden taze veya kurutulmuş olarak faydalanılır. Suyla kaynatılarak içilir. Dışkı yumuşatıcı ve idrar söktürücüdür. Uçucu yağ, saponin, acı madde, hermidin adlı  renkli bir boya maddesi, methylamin içermektedir. Bitki zehirlidir, uzman görüşü olmadan kullanılmamalıdır.


• Yer fıstığı - Arachis hypogaea. (Bitki türü): Baklagiller familyasından tohumlarında 45-60 oranında yağ, 20-30 oranında protein, 18 oranında karbonhidrat, vitaminler ve madensel maddeler içeren, özellikle yağ sanayi ve çerez yapımı başta olmak üzere, sapı kuru ot ve kabuğuda çeşitli şekillerde değerlendirilen değerli bir bitkidir. Yer fıstığının 32 türü tespit edilmiştir; bunların bir kısmı tek yıllık, bir kısmı ise çok yıllıktır. Yer fıstığı daha çok çerez olarak tüketilmektedir. Bu amaçla yer fıstığı tohumları ya dış kabuk kırılmadan ya da kabuk kırılıp tohumlar ayrıldıktan sonra kavrulup çiğ fıstık tadı giderilmiş ve aynı zamanda da dayanıklılığı arttırılmış olarak tüketime sunulur. Yer fıstığı az miktarda da olsa çeşitli tatlı ve şekerlemelerin içinde veya üzerinde de kullanılmaktadır. Yer fıstığı tohumunda bol miktarda riboflavin, tiyamin, nikotinik asit  ve E vitamini bulunur. Tohumundaki A, C ve D vitaminlerinin miktarı yok denecek kadar azdır. Kavurma işlemi sırasında tiyamindeki azalmaya karşılık  niyasin, kolin ve riboflavin miktarlarında önemli bir değişme olmaz. Yer fıstığı özellikle ABD'de yer fıstığı ezmesi olarak tüketilmektedir. Yer fıstığı tohumunda yağ oranının çok yüksek olması yer fıstığının bir çok yağlı tohumlar arasında bitkisel yağ üretimi bakımından önemli bir yer almasını sağlar. Yer fıstığı yağının tadı  güzel olup, rengi açık, görünüşü berrak ve yüksek sıcaklık derecelerine karşı oldukça dayanıklıdır. İçinde doğal halde bulunan antioksidan maddelerden dolayı kızartıldıktan sonra bir süre saklanacak olan gıda maddeleri için özellikle tercih edilir. Yağı yüksek oranda oleik asit içermesi nedeniyle gerek fiziksel özellikleri ve gerekse besin değeri bakımından çeşitli bitkisel yağlar içinde zeytin yağına en yakın bitkisel yağ olarak tanımlanır. Yer fıstığı tohumundan yağ elde edildikten sonra arta kalan küspe üstün bir protein kaynağı olduğundan çeşitli çocuk mamalarının hazırlanmasında ve proteince yeterli olmayan gıda maddelerinin protein değerinin yükseltilmesinde yararlanılır. 

  
• Yılanyastığı - Arum. (Bitki cinsi): Yılanyastığıgillerden büyük yapraklı, büyük yumrulu, 90 cm kadar boylanan, ülkemizde Ege ve Marmara Bölgeleri'nde sulak, çalılık ve gölgelik yerlerde yetişen bir bitkidir. Halk arasında danaayağı, Buzağı otu, eşek kulağı, yılanfidanı, yılanekmeği, filkulağı gibi değişik isimlerle isimlendirilmektedir. Tohumları ve meyvesi şifa verici olarak kullanılır. Etrafa kötü koku yayan yılan yastığı, bunun tam aksine güzel çiçeklere sahiptir. Bitki alkaloite benzer madde aronin, konisin, saponinler, nişasta ve yağlı maddeler ihtiva eder. Taze bitkiyi yemek, bulantı, kusma, ishal ve kalpte ritim bozukluklarıyla ölüme yol açan zehirlenmelere neden olabilir. Saponinlerden ileri gelen zehirlilik, bitkinin kurutulması ve kaynatılması ile yok olur.

 
• Yıldız çiçeği - Dahlia. (Bitki cinsi): Asteraceae familyasından Dahlia cinsini oluşturan, yaz ve sonbahar mevsimlerinde açan, gövdesi çalı, kökleri yumru şeklinde bir bitki cinsidir. Anavatanı Meksika olup bu ülkenin ulusal çiçeği olarak kabul edilmektedir. Yıldız çiçekleri bazı kelebek (Lepidoptera) türlerinin larvaları tarafından besin olarak tüketilmektedir. Yıldız çiçeğinin bilimsel adı Dahlia, 18. y.y İsveç botanikçisi  Anders Dahl adından gelmektedir.

  
• Yoğurt otu - Galium. (Bitki cinsi): Kök boyasıgiller familyasından, 20-80 cm boyutlarında ve dik ve dört köşe gövdeli çok yıllık otsu bir bitkidir. Ülkemizde 2500 m yüksekliğe kadar kendiliğinden yetişir. Çiçek açma mevsiminde toplanıp gölgede kurutulan toprak üstü kısımları halk hekimliğinde kullanılır. Uçucu yağ, mum, sitrik ve oksalik asitler, asperulin, rubiadin gibi glikozitler içerir. Bitkinin hoş bir kokusu olup tadı acımsıdır. Dal uçlarından çorba yapılır. Tohumları tarihte kavrulup kahve yerine kullanılmıştır. İştah açıcı, idrar söktürücü, terletici, iskorbüt iyileştirici, mide ülserini tavsatıcı özellikleri vardır.


• Yonca - Medicago sativa. (Bitki türü): Baklagiller familyasından uzun yıllar yaşayan, gerek yeşil ot, gerekse kuru ot olarak değerlendirilebilen 50-80 cm kadar boylanabilen, çok yıllık otsu bir serin mevsim yem bitkisi türüdür. Anavatanı Orta Doğu Bölgesinin şartları ile birebir özelliklere sahip olup kuraklığa dayanıklıdır. Otlatılmaya da oldukça dayanıklıdır. Bu nedenle meraların ıslahında diğer bitkilerle karışıma giren ve meranın kalitesini arttıran bir bitkidir. Ahır besiciliğinde et ve özellikle süt verimini 30'lara kadar arttıran ve yem bitkileri içerisinde en çok besleyicilik değeri olan yoncada, içerisinde 10 kadar vitaminde vardır. Tetraploid genetik  yapıya sahip bir bitkidir. Genellikle hasat edilerek hayvanlara yedirilir, daha ender olarak mera ortamında hayvanlara otlatılır. Kurutulmuş yonca yaprağı kapsül, toz veya tisan şeklinde  standardize edilmiş halde diyet katkı maddesi olarak yaygın surette kullanılmaktadır. Yonca depolanıp saklanılacak ise fazla kurutulmadan ve balyalanarak saklanmalıdır. Yonca fazla kurutulursa hem yaprakların dökülmesi hem de A vitamini kaybına yol açar. Yonca slajı da yapılabilir. 25-50 çiçeklenme döneminde biçilip silolanmalıdır. Protein, vitamin ve mineraller açısından zengin bir kaynak oluşturan yüksek yüksek genel gıda değeri nedeniyle bünyede enerji eksikliğini önleyici  ve kansızlık çekenlerede faydalıdır. Özellikle ABD ve Avustralya mutfağında salatalarda yeri olan bir bitkidir. Bazı ülkelerde genç yaprakları çiğ olarak tüketilmektedir. Daha olgun yoncanın tüketimi çok yüksek diyet lifi içeriği nedeniyle kısıtlıdır.

 
• Yulaf - Avena. (Bitki cinsi): Bol nişastalı taneleri (tohumları) için yetiştirilen bir tarım bitkisidir. Bol miktarda nişasta ile protein, vitamin ve mineraller de içeren yulaf taneleri daha çok hayvan yemi olarak kullanılır, bu tahıldan insanların beslenmesinde de yararlanılır.  Yulafın beyaz, siyah, sarı, kırmızı ya da boz tohumlu, kısa ya da uzun saplı pek çok çeşidi vardır. Yulafın dünyaya yabanıl olarak yetiştiği Asya'nın batısı ile Avrupa'nın doğusu arasında kalan bölgelerden yayıldığı sanılmaktadır. Bugün yulaf arpa ve çavdardan daha büyük miktarlarda üretilen bir tahıldır. Serin ve nemli iklimleri sevdiği için en iyi Avrupa'nın Batı ve İskandinav ülkelerini de içine alan Kuzey bölümlerinde Rusya'da  ve Kuzey Amerika'da yetişir. Bununla birlikte Avustralya ve Yeni Zelanda'da ekilir. ABD ve Rusya dünyanın en çok yulaf üreten ülkeleridir. Türkiyede ise başlıca Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde yerleştirilen yulafın üretimi 350 bin tona yaklaşır. Yulaf unundan daha çok lapa  ya da gözleme gibi yiyecekler yapılır, taneleri ise özellikle kahvaltı için hazırlanan, besleyici değeri yüksek tahıl karışımlarına katılır.

    
• Yumak - Festuca. (Bitki cinsi): Buğdaygiller familyasına ait 300 kadar çok yıllık kümeli ot türüdür. Yumaklar minyon bitkilerdir. Çok iyi bakıldığında bile 100 mm'yi geçmemektedir. Yumaklar dünyanın  dört bir yanına dağılmış durumdadır, ancak en yoğun tür sayısı ılıman kuşaklarda yer almaktadır, özellikle Kanada'nın geçiş iklimine sahip olduğu yörede tür sayısı en yükseğe ulaşır. Yumaklar ve çimenler ( özellikle güzel yapraklı soyu) otlak ve samanlık gibi çiftlik hayvanları için önemli otlar olan bir kaç soyu içerir. Bu grup son derece besleyici bir stok gıdasıdır.Aynı zamanda erozyon kontrol programlarında kullanılır. Tür kimi zaman atları beslemek için kullanılır. Ancak bu zehirlenmelere sebebiyet verebilir. Özellikle gebe atlar için bir risktir. Hamileliğin son 3. ayında, süt kesilmesi, korunan plasenta, ölü doğumlar ve kendiliğinden kürtaj gibi anormal vakalar yaşanabilir. Yumağa bakla tohumları eklemek, çiftlik hayvanlarından elde edilen kazançları arttırmak için iyi bir yol olabilir.

 
• Yüksük otu - Digitalis. (Bitki cinsi): Yaklaşık 20 türle temsil edilen, Scrophulariaceae familyasına ait  bir otsu bitkiler taksonudur. İki yıllık ve ömürlü cinsleri olan bahçe çiçeğidir. Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir. Kalp ilaçlarında kullanılan digitalin adlı  madde bu bitkiden elde edilir. Zehirli bir bitkidir. Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.


• Yüksükotugiller - Srophulariaceae. (Bitki familyası): Genellikle otsu, çalımsı ya da nadiren ağaç formunda  olan bir çiçekli bitkiler familyasıdır. Yapraklar almaşık veya karşılıklı dizilmiştir, nadiren daireseldir. Yapraklar basit, tam veya parçalıdır. Kulakçık bulundurmazlar. Çiçekler yaprak koltuklarında tek veya salkım durumundadır. Er  dişi ve zigomorf yapıdadır. Meyve çoğunlukla septisid, nadiren lokulusit  veya porisit kapsuladır.

 

 Z

• Zakkum - Nerium oleander. (Bitki türü): Apocynaceae familyasından Haziran- Eylül ayları arasında beyaz pembe, kırmızı, sarı ve krem renklerde çiçekler açan 2-5 m yüksekliğinde zehirli bir bitki türüdür. Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir. Susuzluğa en dayanıklı bitkilerdendir ve kışın yapraklarını dökmez. Çiçekler yalancı şemsiye durumunda toplanmış, güzel kokulu, büyük çiçeklerin sapları tüylü ve oldukça kısadır. Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bitki kardiotonik glikozitler taşır. 1 gr kuru yaprak, insanlarda tehlikeli zehirlenmelere yol açar. Zehir etkisi kurutma ve kaynatmayla ortadan kalkmaz. Bu bitkiyi yiyen, ölmüş hayvanların etleri de zehirlidir.


• Zambak - Lilium. (Bitki cinsi): Zambakgiller familyasının Lilium cinsinden genellikle soğan ile üreyen mevsimlik çiçekli bitkilerdir. Bu cinse ait 110 civarında bitki türü vardır. Genellikle bahçe ve süs bitkisi olarak kullanılır.  Bazı soğanlı türleri de insanlar tarafından yenilebilir. Bu cinse ait zambak türü asıl zambaktır, isminde zambak geçen başka bitkiler olmasına rağmen onlar diğer gruplara aittir. Zambak bitkisinin çiçekleri kimi ülke mutfaklarında besin olarak tüketilmektedir.


• Zencefil - Zingiber officinale. (Bitki türü): Zencefilgiller familyasından 1 m kadar boylanabilen, ince-uzun yapraklı, sarı, kırmızı renklerde çiçekler açan bir bitkidir. Başta Çin olmak üzere, Hindistan, Endonezya, Vietnam, Japonya  gibi tropik ya da yarı tropik iklimlerde yetişir. Şifalı bir bitki türüdür. Baharat olarak kullanılır. Dünya'nın bir çok mutfağında genelde kök olarak kullanılır. Zencefil bitkisinin şekilsiz, parçalar halinde bulunan soyulmuş ya da soyulmamış halindeki kurutulmuş kökleri veya bunların öğütülmüş hali baharat olarak kullanılan kısmıdır. Çöreklere katılır. Ayrıca zencefilden gazoz, şarap, turşu ve  reçel yapımında  da yararlanılır. Mide rahatsızlığına, baş dönmesine iyi gelir ve daha bir çok  alanda yararı vardır. Taze zencefil etken madde bakımından daha zengin 80 su, 2 protein, 1 yağ, 12 nişasta, kalsiyum, fosfor, demir, C ve B vitamini içermektedir. Kuru zencefilde ise su oranı 10'dur. Ayrıca mutfakta çorbalara, patates, sosis, çeşitli dolmalar, ızgara etler, söğüş, pilav, her türlü beyaz peynire, çeşitli sebzelere, meyve salatasına, çeşitli pastalara, kurabiyelere ve keklere katılır.


• Zerdeçal - Curcuma longa. (Bitki türü): Zencefilgiller familyasından sarı çiçekli, büyük yapraklı, çok yıllık otsu bir bitki cinsidir. Hint safranı olarakta bilinir. Anavatanı Güney Asya'dır. Başta Pakistan, Hindistan, Çin ve Bangladeş olmak üzere Asya'nın tropik bölgelerinde yetişir. Acımsı bir tadı vardır. Zerdeçal, ipek kumaşlar ve ince derilerin boyanmasında ve kına  yakmada da renklendirici olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda eskiden turnusol kağıdı yerine zerdeçal kağıdı kullanılmaktaydı. Baharat olarak kullanılması için, zerdeçal bitkisinin temizlendikten sonra suda kaynatılıp kurutulmuş koyu sarı renkli kök saplarının öğütülmesi gerekir. Elde edilen baharat safran yerine de kullanılır. Balık çorbası, pilav söğüş ve çeşitli sebze yemeklerine çeşni olarak katılır. İspanyolların deniz ürününden yapılan ünlü paella adlı yemeğinde ve Hintlilerin köri sosunda kullanılır. Piyasada parmak şeklinde (rizom) ve toz şeklinde bulunur. İçinde çok fazla madde bulundurur. Etken maddesi kurkumindir. 1 silme tatlı kaşığı zerdeçal ( 3 gram ), ortalama  30-90 mg kurkumin içerir. 200 mg/gün'lük dozlarda (yaklaşık 2-4 silme tatlı kaşığı toz) kullanılır. Bazı araştırmalarda zerdeçalın  antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olarak kullanılmasının olası olduğu gösterilmiştir. Zerdeçal (zerdeçöp): Mide ülserinde ve safra kanalı tıkanıkllıklarında kullanılmamalı, safra taşı olması durumunda doktor kontrolünde kullanılmalıdır.


• Zeytin - Olea europaea. (Ağaç türü): Zeytingiller familyasından meyvesi yenen Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türüdür. Zeytin, boylu bir çalı ve 10 m kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır. Geniş kıvrımlı, yamru, yumru bir gövdesi vardır. Uzun ömürlü bir ağaçtır, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir. Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir.  Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen yağı bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır. Zeytin yaprağında tanen, uçucu yağlar, organik asitler ve rezin bulunur. Yapraklar ve gövde kabuğu 5 çay  (infüzyon) halinde iştah açıcı, idrar söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Dermokozmetik amaçlı kullanılmaktadır. Zeytin yağlı şampuanlar saç dökülmesini engeller, saçın çabuk uzamasını sağlar, lezyonlu saçlı deriyi onarmaya yardımcı olur ve kepek oluşumunu engeller. Zeytin yağlı sıvı sabun, duş jelleri, katı sabun, bebek şampuanları cildi olumsuz dış etkenlere karşı korurlar. Cildi güzelleştirip yaşlanmasını geçiktirerek ciltteki kırışıklık oluşumunu engeller. Makyaj kimyasallarının oluşturabileceği olumsuz etkileri azaltır. Cilt hastalıklarının oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Zeytin dayanıklılığın sembolüdür. Doğal zeytin yağlı dermokozmetik ürünler cildimizde kimyasal kalıntılar bırakmadığından dünyada kullanımları giderek artmaktadır. Yüzyıllardır Akdenizlilerin sağlık ve güzellik kaynağı olmuştur. Zeytin fabrikalarda işlenerek zeytin yağına dönüştürülür. Besleyici değeri çok yüksek olan bir besindir. Zeytinde bol miktarda bitkisel protein, yağ, A, C, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, kükürt, klor, magnezyum mineralleri vardır. Kalp ve damar sağlığı için çok faydallıdır. Kutsal metinlerde de şifa kaynağı olduğu belirtilmiştir. Dünya zeytin üretici ülkeleri arasında; ağaç varlığı açısından Türkiye 4. alan açısından da 6. sırada yer alır. Böylece Dünya zeytin yağı üretimine 8 oranında katkıda bulunur, sofralık zeytin üretiminde de İspanya'dan sonra 2. sırada, türketimde ise 1. sırada yer alır.

• Zeytingiller - Oleaceae. (Bitki familyası): Lamiales (eskiden lugustrales) takımından kışın yaprağını döken veya herdem yeşil ağaç veya çalı türlerini içeren bitki familyasıdır. Yaprakların dizilişi çoğunlukla karşılıklı ender olarak almaşıktır. Sade ve tüysü yaprak şeklindedir; kulakçıkları yoktur. Çiçekler erselik veya bir evciklidir. Çanak yaprakları 4 loplu veya parçalı, ender olarak 5-16 lobludur. Stamen sayısı 2-5' dir. Yumurtalık üst durumlu ve iki gözlüdür. Meyve üzümsü çekirdekli, sulu, kapsül veya kapalı meyvedir.

Yorum

e-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen * işaretli alanları doldurunuz.

*

İçerik Yanı Reklam 3