S-Ş - Bitki Kütüphanesi

Bitkiler, insan oğluna sunulmuş bir hediyedir. Beslenmenin en temel kavramını oluştururlar ve bitkileri yakından tanımalıyız. S.ve Ş Harflerindeki bitkileri tanıyalım.

S

• Safran - Crocus sativus. (Bitki türü): Süsengiller familyasından, sonbaharda çiçek açan, çok yıllık, 20-30 cm boyunda, çiğdem (Crocus) cinsinden soğanlı bir kültür bitkisi ve bu bitkiden elde edilen baharrattır. Çiçeği ve tepecikleri bitkiye bağlayan yaprak sapı da dahil olmak üzere erkek organları kurutularak özellikle gıda boyası ve tat verici olarak kullanılan safran bitkisi daha çok İspanya, İtalya ve İranda yetiştirilir. Türkiye'de ise safran Safranbolu'da üretilmektedir. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı olan safranın anavatanı Güneybatı Asya'dır. Yetiştiriciliğine ilk olarak Yunanistan civarında başlanmıştır. Safran baharatının keskin bir tadı ve iyodoform ya da saman benzeri bir kokusu vardır. Bunların sebebi bileşiminde bulunan pikrokrosin ve safranal kimyasallardır. Aynı zamanda içine konduğu yemeklere altın gibi sarı bir renk katan, krosin adı verilen karotenoit bir boya maddesi de içerir. Bu özellikler safranı dünya çapında çok aranan bir baharat yapar. Ayrıca tıpta da kullanılır.

     
• Sahil çamı - Pinus pinaster. (Ağaç türü): Çamgiller familyasından Fransa ve Atlantik kıyılarında, Yunanistan'ın Ege kıyılarına kadar olan sahillerde görülen çam türüdür. 30 m boy, 2m çap yapabilir. Kozalakları kısa saplı, geniş yumurta biçiminde  ucu sivri 10-20 cm uzunlukta 5-8 cm genişlikte, ince kırmızı, sonra yeşil, olgun halde  açık ve kahverengidir. Odunu bol reçinelidir.


• Sedef otu - Ruta. (Bitki cinsi): Sedefotugiler familyasının örnek bitkisidir. 60-100 cm boylanabilen çok yıllık çalı görünümünde, oldukça sık çatallaşan yeşil renkli, gövdesi ve dalları yuvarlaktır. Sedef otunun toprak üstü kesimleri, bitki yazı çiçek açmadan önce toplanır ve gölgede kurutulur. Bitkinin toprak üstü bölümleri uçucu yağ, alkaloitler, tanen, reçine, rutin adı verilen glikozit ile pektin içerir. Tohum ve yaprakları az miktarda tüketilmek koşuluyla bazı ülkelerin mutfağında yer alır. Kaynar suda demlenerek çay olarak da tüketilebilir.  Antiseptik ve böcek kovucu etkilerde taşır. Bunun için kurutulmuş yapraklar evlerde mutfak ve kilerin uygun yerlerine serpilir. Gebelikte kullanılmamalıdır, çünkü çok etkili bir çocuk düşürücüdür.

 
• Sedir - Cedrus. (Ağaç cinsi): Çamgiller familyasından Cedrus cinsini oluşturan  iğne yapraklı ağaç türleridir. 40-50 m'ye kadar boylanabilirler. Ülkemizde Toros dağları sedir ağacının en yoğun olduğu yerlerdir. Sedirler yarı ışık ağacıdır. Nem istekleri az, sıcaklık istekleri fazladır. Yetiştirilmeleri tohumla olur. Odunlarında reçine kanalı yoktur. Yumuşak ve dayanıklı odunları vardır. Kozalak 26 ayda olgunlaşmaktadır. Kozalak genellikle fıçı görünümündedir. Mobilya, doğrama, tel direği, inşaat ve gemi kerestesi, kağıt, lif ve selüloz odunu ve yonga levha imalinde kullanılmaktadır. Atlas sediri, Kıbrıs sediri, Himalaya sediri, Lübnan sediri türleri vardır.

 
• Sekoya - Sequoia. (Ağaç cinsi): Servigiller familyasının Sequoia cinsinden tek bir türle temsil edilen (monotipik) 120 m boy, 7 m çap yapabilen anavatanı Kuzey Amerika olan büyük bir ağaç türüdür. Bu ağaçlar büyüklükleri ve uzun ömürleriyle ünlü ağaçlardır. Herdem yeşil ve dev yapılı ağaçlardır. Oldukça kalın kabukları vardır. Kozalakları 1 yılda olgunlaşır ve 15-20 puldan oluşur. Bulunan fosillere dayanılarak Jura çağından Kuzey yarımkürenin her yanında yaygın 40 kadar türü bulunduğu sanılan sekoyaların günümüzde yalnız iki türü vardır. Dev sekoya (Sequoia gigantea) ve herdem şeyil sekoya (Sequoia Sempervirens)'dir Her iki türde Taxodiaceae familyasındandır. Genç sürgünleri kırmızı kahverengidir. Türkiye'de ki en yaşlı sekoya ağacı 158 yaşındadır ve İstanbul, Beykoz'da ki  Abrahampaşa Korusu'nda bulunmaktadır.

 
• Servi - Cupressus. (Ağaç cinsi): Servigiller familyasından, uzun boyu (30-35 m) ve koyu yeşil yaprak dokusu ile uzaklardan dikkati çeker. Küçük bir futbol topuna benzeyen kozalakları, birbirini örtecek şekilde üst üste yerleşmiş pul yaprakları ile diğer iğne yapraklılardan farklıdır. Doğal olarak, Akdeniz bölgesinden Himalaya'lara kadar olan bölgede yetişmektedir. Ağacın en önemli özelliklerinden birisi çok hafif olmasıdır bu yüzden tınlama uzunluğu çok fazladır. Türkiye'de  Akdeniz, Marmara ve Ege bölgelerinde yetişir. Türkiye'de  3 cins ve 10 tür servi doğal olarak yetişmektedir. Yapıların iç ve dış bölümlerinde, gemi köprü ve iskele ayaklarında kullanılır. Mobilya yapımında, tornalı işlerde, çamaşır sandık ve dolaplarında tercih edilir. Tüm serviler park, bahçe, koruyucu şerit ve canlı çit ağaçları olarak çok dekoratiftirler.


• Servigiller - Cupressaceae. (Ağaç familyası): Pinales takımından dünyada geniş yayılış gösteren kozalaklı ağaç türlerinden oluşan bitki familyasıdır. Kozalaklılardan servi, ardıç, mazı vb. Ağaçları içine alan, çiçekleri bir  veya iki evciklidir. Reçineli çalı ya da ağaçlar olup yaprakları pulsu ve kiremit dizilişli, meyveleri etli ya da odunsu kozalak yapıda ülkemizde adi servi türü ile temsil edilir.


• Sığla ağacı - Liquidambar. (Ağaç cinsi): Altingiaceae familyasından günümüzde sadece Anadolu, Amerika ve Çin'de doğal olarak yayılış gösteren Liquidambar cinsine ait türlerdir.  25-40 m'ye kadar boylanan, yaprak döken kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. İlk bakışta çınara benzer. Yaşlandıkça kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır. Çiçekleri küçüktür. Meyve 2-6 cm çapında çok sayıda kapsülden oluşur ve içerisinde çok miktarda tohum bulunur. Gövdesinden çıkarılan balzam kozmetik ve eczacılıkta kullanılır. Gövdesinden çıkarılan bu balzam kapsül halinde bitkisel besin takviyesi olarak da kullanılmaktadır.

 
• Soğan - Allium cepa. (Bitki türü): Soğangiller familyasındaki Allium cinsine dahil tüm bitkilerin genel adıdır. Yumrusu ve yeşil yaprakları kurusoğan ya da taze olarak iki şekilde tüketilir. Çiğ olarak salatalarda veya pişirilerek yemeklerde kullanılır. Soğan 40-80 cm kadar boylanabilen iki yıllık otsu bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştıran soğan A, B ve C vitaminleri ile potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum, iyot, fosfor ve kükürt mineralleri bakımından oldukça zengindir.

 
• Söğüt - Salix. (Ağaç cinsi): Söğütgiller familyasından Salix cinsini oluşturan boylu ağaç veya bodur çalı halinde, çoğunluğu kışın yaprak döken, ender olarakta her dem yeşil kalan odunsu bitkilerdir. Aspirin ilacının aktif maddesi olan salisin, söğüt ağacının kabuğundan elde edilir. Ayrıca reçine ve tanen de içerir. Söğüt ağacının en çok kullanılan kısmı dal kabukları olmakla birlikte, yaprakları ve kökleri de kurutulduktan sonra suda haşlanarak kullanılıp çay olarak da tüketilir.

 
• Su biberi - Polygonum hydropiper. (Bitki türü): Çobandeğneğigiller familyasından 20-80 cm boylarında, dik gövdeli, şeritsi yapraklı, Temmuz-Ekim aylarında beyaz, yeşil ya da pembe renkli çiçekler açan bir yıllık otsu bitkidir. Asya, Afrika, Amerika'nın tropikal bölgelerinde bulunur. Kumsal, sulak ve bataklık yerlerde, çay, dere, göl, bataklık, baraj, gölet, ark kıyılarında, sebze ve meyve bahçelerinde yetişir. Bileşiminde; seskiterpenoit, monoterpenoit ve eser miktarda esterler bulunan bir yağ, ramnozin, rutin, hiperozit, kversitin, sepi maddeler, eterik yağ, polipopiperin glikozidi, organik asidler, fitosterin, glikoz, fruktoz vs. ihtiva eder vardır. Japon mutfağında acı lezzeti için taze yaprakları kullanılır. Tohumları daha acıdır bu sebeple fazla kullanılmaz. Lezzeti Çin biberini ya da karabiberi çağrıştırır. Çorbalara, salatalara, sushi yemeğine girer.

 
• Suga - Tsuga. (Ağaç cinsi): Çamgiller familyasının Tsuga cinsinde yer alan sugalar değerli orman ağaçlarıdır. Hepside yaz-kış yeşil kalabilen bu iri ve gösterişli ağaçların Asya ve Kuzey Amerika'da kendiliğinden yetişen 10 kadar türü vardır. Genellikle süs ve kereste ağacı olarak dikilir. Ortalama 18-60 m arasında boylanabilen  bu ağaçların dalları yatay ve sarkıktır. Kozalakları dalların ucunda yer alır ve oldukça miniktir. Kabuklarında bol miktarda tanen bulunur. Kuzey Amerika'nın Batısı'nda ki ormalarda yetişen Batı ya da Pasifik sugası ( Tsuga hete-rophylla) ile Doğusu'nda yetişen Kanada sugasının (Tsuga canadensis) sert, hafif ve sağlam odunları inşaatçılıkta, kabukları ise sepicilikte kullanılır. Japonya kökenli birkaç suga türü dünyanın çeşitli yerlerinde süs bitkisi olarak yerleştirilir.

    
• Sultanotu - Mercurialis annua. (Bitki türü): Sütleğengiller familyasından 10-50 cm boylarında bir ya da çok yıllık otsu bir bitkidir. Haziran-Ekim aylarında yeşilimsi, sarı salkım halinde çiçekler açar. Bitkiden mavi ya da menekşe rengi boya madde elde edilir. Sultan otu bitkisinin toprak üstü kısımları metilamin ve trimetilamin gibi saponinler içerdiği için zehirlidir. Zehir etkisi bitki kuruduğunda da geçmez.


• Sumak - Rhus toxicodendron. (Bitki türü): Çalı görünümünde bir bitki türüdür. Sumak bitkisinin meyvesi küre biçiminde, kırmızımsı, ekşi lezzette olur. Uygun  yöntemlerle kurutulduktan sonra, sofra tuzuyla karıştırılıp öğütülür ve baharat olarak kullanılan sumak elde edilir. Özellikle kokuyu azalltığı için soğan salatalarında tercih edilir. Türkiye'de Doğu Anadolu Bölgesi dışında her yerde yetişir.

 
• Susam - Sesamum orientale. (Bitki türü): Pedeliaceae familyasına ait, anavatanı Afrika olan bir bitki türüdür. Asya, Avrupa ve Türkiye'nin sıcak bölgelerinde tarımı yapılmaktadır. Kapsül meyvelerinin içinde çok sayıda tohum bulunur ve bunlar baharat olarak kullanılır. Simit, çörek vb. Üzerlerine konur. Susam tahinin ana maddesidir. Türün yağından yemeklik olarak yararlanıldığı gibi, küspeside hayvan yemi olarak kullanılır. Susam yağı soluk sarı renkli, kokusuz, alkolde az, eter ve petrol eterinde kolayca çözünen bir sıvıdır. Yağ tohumların 50'ni oluşturur. Tıpta bazı preparatların hazırlanmasında zeytinyağı gibi çok eskiden beri çözücü olarak kullanılır. Susam yağı bakım için kaş, kirpik ve saçlara uygulanabilir. Saç kırılmalarını engeller ve selülit için oldukça faydalıdır.

 
• Sütleğen - Euphorbia cyparissias. (Bitki türü): Sütleğengiller familyasından süt gibi beyaz ve zehirli bir özsuyu taşıyan bir veya çok yıllık otsu veya odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda 60 kadar çeşidi vardır.  Tohumlarında yağ süt (lateks)inde reçine, Kauçuk, zamk, nişasta, tanen, fermentler ve anorganik  tuzlar bulunur. Tohumlarından elde edilen yağ tahriş edici olup, müshil etkilidir. Sütü halk arasında bir kaç damla müshil olarak kullanılır. Fakat yüksek dozda zehirlidir. Önerilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.

 

Ş

 • Şalgam - Brassica napobrassica. (Bitki türü): Turpgiller familyasından, kökleri sebze olarak yenilen, 50-120 cm kadar boylanabilen, iki yıllık otsu bir bitkidir. Şalgam günümüzde hem insanlar hem de hayvanlar için üretilmektedir. İnsan yiyeceği olarak yetiştirilen yumuşak etli, hayvan yemi olanları ise sert etlidir. Şalgam çiğ olarak tüketilebilir. Şalgam bazı çorba ve soslara katılır, yemeklerde garnitür olarak kullanılır. Ülkemizde son derece popüler olarak tüketilen şalgam suyunun ham maddesidir. Şalgam Adana, Osmaniye yöresine ait bir içeçektir. Protein, karbonhidrat, yağ, lif, fosfor, kalsiyum, demir sodyum, potasyum, magnezyum, A, B1, B2, B3 ve vitaminleri içinde barındıran son derece önemli bir besin öğesidir. Halk arasında bedene kuvvet verdiği ve siyatik, mide rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinmektedir.


• Şeftali - Prunus. (Ağaç cinsi): Gülgiller familyasından ılıman iklimi  seven bir yaz meyvesidir. Dünya'da Çin'den yayıldığı düşünülen şeftali, uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolüdür. Bol sulu ve tatlıdır. B ve C vitaminleri ile potasyum açısından zengin bir meyvedir. Ayrıca A vitamini ile kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir ve fosfor minerallerini de barındırır. Genellikle 30 yıl yaşar. Türkiye'de yaklaşık 64  çeşit türü vardır ve en çok  Bursa,  Akdeniz bölgelerinde tarımı yapılır. Meyvesi taze olarak tüketildiği gibi suyu çıkarılarak meyve suyu, komposto ve reçel  yapılır. Bu meyvenin ekonomik değeri yüksek olup çok tüketilmektedir. Ağaç boyu genellikle 2-2,5 metre olup yaz mevsiminde meyve verirler. Şeftali çekirdeği kabuğu  yakıt olarak kullanılabilir ayrıca bazı fiziksel işlemlerden sonra çekirdeğin içerisindeki tanecik hayvan yemi olarak da kullanılabilir. Şeftali çekirdeğinin kabuğu yakacak olarak kül oranı az ve kükürt oranı düşük bir temiz enerji kaynağıdır. Fırınlarda, seralarda, hamamlarda, kalorifer sistemlerinde, tavuk çiftliklerinde kullanılabilen alternatif bir enerji kaynağıdır.

Yorum

e-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen * işaretli alanları doldurunuz.

*

İçerik Yanı Reklam 3