N-O-Ö - Bitki Kütüphanesi

Bitkiler, insan oğluna sunulmuş bir hediyedir. Beslenmenin en temel kavramını oluştururlar ve bitkileri yakından tanımalıyız. N, O ve Ö Harflerindeki bitkileri tanıyalım.

N

• Nane - Mentha x piperita. (Bitki türü): Ballıbabagiller familyasının, Mentha cinsini oluşturan bütün dünyada görülebilen 25-30 türü bulunan, genellikle Temmuz-Ağustos ayları arasında açan bitkilerdir. Bitki çiçek açmaya başlamadan önce toplanır ve gölge bir yerde kurutulur. Yaprak, sap  ve çiçeklerinde mentol, menton ve jasmon vb, maddeleri içeren uçucu yağ ile tanen, reçine, acı bitki esansı ve bazı organik maddeler bulunur. Nane salata ve yemeklere güzel kokusu ve farklı tadıyla ayrı bir lezzet katmak için  kuru ya da taze olarak katılabilir. Şekercilik, likörcülük, lavantacılık ve eczacılıkta kullanılır. Ayrıca nane kaynar suda demlenerek çay olarak da tüketillebilir. Ülseri, gastriti olanlar fazla tüketmemeli ve reflü sorunu olanların da içmesi önerilmemektedir. İnterferon tedavisi olanlarda ve hamile kadınlar (kasılmalara neden olabileği için) içmemelidir.

 
• Nar - Punica granatum. (Ağaç türü): Kınagiller familyasından, içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi ve bazen tatlı tadı olan, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve türüdür. Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloidlerden pelletierin taşır. Meyvesi yenen kısımı, etli ve bol usareli olan tohumlarıdır. Bir nar meyvesinde 600  civarında tohum bulunur. Nar ayıklanarak  bir tabağa doldurulan taneler, bir kaşık yardımıyla çiğ olarak yenir. Ayrıca taze nar suyu, likörü, nar ekşisi olarak çeşitli biçimlerde özelliklerle salatara tat vermede, eti terbiyelemede, doğrudan içilerek yada taneleri yoğurda katılarak  tüketilebilmektedir. Nar taneleri de aynı zamanda salatarda ve aşure, güllaç, muhammara katılabilmekte ve çeşitli tatlı süslemelerinde kullanılmaktadır. Nar C, B vitamini ve potasyum içerir. Nar özü şeker, kalori ve katkı malzemeleri içermemektedir. Akdeniz havzasında bir kaç bin yıldır ekilmekte olan narın ilk olarak İran'da ortaya çıktığı sanılmaktadır. Afganistan, Pakistan'dan, Himalayalar'a kadar geniş bir alanda yetişir. Gürcistan, Ermenistan ve Karadeniz'in Doğu kıyılarında yabani nar bahçeleri vardır. Türkiye,  Azerbaycan, İran, Hindistan ve Ermenistan nar yetiştiriciliği yapılan ülkeler arasındadır. Türkiye'de pek çok yerde gözüken nar yoğunlukla Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde ekime alınmıştır. Ülkeler arası nar üretim sıralamasına göre İran 1. Hindistan 2. Türkiye 3. sıradadır. Meyve ve gövde kabukları mordanlarla birlikte yün ipliklerin esmer-sarı, sarı veya siyaha boyanmasında kullanılır.

       
• Nergis - Narcissus. (Bitki cinsi): Nergisgiller familyasından Narcissus cinsinden bitki türleridir. Bu bitkilerde sap 20-80 cm kadar yükselebilmektedir. Soğanlı olan bu bitkilerde taç yaprakları beyaz veya sarının karışımları şeklindedir. Anavatanı Avrupa olan bu bitkilerin en çok tür zenginliğine İspanya ve Portekiz'de rastlanmaktadır. Ancak doğal olarak Akdeniz kıyılarında, hatta bunun uzantısı olan Japonya'ya kadar aynı enlem dereceleri arasında görülmektedir. Dünyada Avrupa, Kuzey Amerika ve Kuzey Afrika ülkelerinde tarımı yapılmaktadır. Bu bitkinin soğanları en az 1 sene arayla kullanılmaktadır. Zira çiçeğini vermiş olan soğan ekilirse, bir dahaki seneye çiçek vermez. Narcissus poeticus, Türkiye'de Eğe Bölgesi'nde özellikle Karaburun ve Mordoğan'da yetiştirilmektedir. Süs bitkisi olarak kullanılmasının yanı sıra, çiçeklerinin çayı ve soğanının lapası yapılarakta kullanılabilmektedir. Soğanları zehirli olduğu için fazla miktarda kullanılmamalıdır. Ayrıca hamilelerde düşüğe sebep olabilir. 

 

• Nilüfer - Nymphaea alba. (Bitki türü): Nilüfergiller familyasına bağlı bir su bitki cinsidir. Cinste dünya geneline yayılmış toplam 50 civarı tür bulunmaktadır. Derin olmayan göl ve havuzlarda iyi gelişim gösterir. Kap içerisinde de yetiştirilebilir. Ülkemizde bir çok göl ve geniş su birikintilerinde  bulunmaktadır. Çiçeğini koklamak uyku verir. Mikrop öldürücü, sinirleri yatıştırıcı, ağrıları dindirici olarak bilinir.  Zehirlenmelere neden olabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır. Hekimlikte ise köklerinden ve çiçeklerinden faydalanılır.

 

 O

• Oğulotu - Melissa offincinalis. (Bitki türü): Ballıbabagiller familyasından, Haziran-Agustos ayları arasında beyazımsı pembe veya sarımsı renkli çiçekler açan, yol kenarlarında ve ekilmemiş yerlerde rastlanan, limon kokulu, 30-100 cm boylarında, çok yıllık otsu bitkilerdir. Yapraklarında tanen, reçine ve uçucu yağ vardır. Uçucu yağında sitral, sitronellal, geraniol ve lineol vardır. Yapraklar yatıştırıcı, midevi, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik  etkilere sahiptir. Daha çok çay halinde kullanılır.


• Okaliptüs - Eucalyptus. (Ağaç cinsi): Mersingiller familyasından, bir çok türü bulunan geniş bir ağaç (nadiren çalı ) cinsidir. Türleri Avustralya'nın ağaç florasında egemendir. Çoğu Avustralya ya özgü olan, 700'den fazla türü mevcut olup bazı türlerde Yeni Gine ve Endonezya'da bulunur. Okaliptüs dünyanın en uzun ağaçlarından olup, 100 m'nin üzerinde boya sahip bireyleri olduğu bilinmektedir. Uzun ve iri gövdeleri sayesinde diğer ağaç türlerinden farklı olarak yetişkin bir okaliptüs ağacı bünyesinde 200 veya 1000 litre su bulundurabilir. Bu özelliğinden dolayı bazı bataklık alanlara dikilerek  o bataklık kurutulabilir. Okaliptüslerin yapraklarından (Folia eucalypti) subuharı distilasyonu yoluyla okaliptüs yağı elde edilir. Bu yağ cineol bakımından zengindir. Cineolun bir diğer adı Eucalyptol'dur. Bu yağ tıbbi amaçlarla kullanılır. Cilde yedirilerek yapılan masaj şeklinde, kaynatılarak buharından istifade etmek ya da çay halinde de kullanılabilir.


• Ortanca - Hydrangea hortensia. (Bitki türü): Ana yurdu Japonya olan, gösterişli çiçekleri nedeniyle dünyanın bir çok yerinde yaygın olarak yetiştirilen, 1-3 m arası boylanabilen, kışın yapraklarını döken, çalı gövdeli bir süs bitkisidir. Ülkemizde park ve bahçelerde, saksılarda, yol kenarlarında süs bitkisi olarak bolca yetiştirilir. Halk hekimliğinde kurutulmuş kök ve kök sapları kullanılır. Bileşiminde hidranjen  adlı bir glikozit, saponin, reçine, uçucu ve sabit yağ, flavonit bulunur. Kuru kökleri (1 çay kaşığı) kaynar suda demlenerek çay halinde tüketilebilir.

 
• Ortosifon - Orthosiphon aristatus. (Bitki türü): Ballıbabagiller familyasından, 50-100 cm boyunda çok yıllık bir bitkidir. Asıl vatanı Endonezya'nın Sunda adası olup oradan zamanla bütün tropik ülkelere yayılmış hatta Gürcistan'da dahi kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Türkiye'nin Güney ve Batı bölgelerinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Bilinen 50 türü mevcut olup, Orthasiphon aristatas olarak bilinen tür en yaygın olarak kullanılan ve yetiştirilendir. Antimikrobiel (mikrop öldürücü), antiflogistik (iltihapları önleyici), idrar söktürücü, safrayı arttırıcı ve kramp çözücü özelliklere sahiptir. Ortosifon yapraklarının çayı içilir ve birçok hazır sallama paket çay içeriğinde bulunur.

 

Ö

• Ödağacı - uilegia agallocha. (Bitki türü): Zambakgiller familyasından, kurak bölgelerde yetişen çok yıllık, yaprakları dikenli, bal özkulu (skulent) bitkilerdir. Türkiye'de Güneybatı Anadolu (Demre) bölgesinde yetiştirilir. Sarı sabır olarakta bilinir. Daha çok Afrika, Suriye, Arabistan ve güney Avrupa'da yayılış gösterir. Buna karşılık ılıman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bitkinin yapraklarından çıkarılan özsu (usare) nin, güneşte veya ısıtılarak yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bakiye, siyah parlak kütleler halinde kalır.  Antrasen türevleri taşır. Kalın barsağa etkili bir müshildir. Öd ağacı sıvısı, pigment ve haşerat ilaçları yapımında kullanılır. Sarı sabır balı bozar. Memleketimizde süs bitkisi olarak çok yetiştirilmektedir.

 
• Ökseotu - Viscum album. (Bitki türü): Santalaceae familyasından, Avrupa, Batı ve Güney Asya'ya özgü asalak bir bitki türüdür. Halk arasında gevele, güvelek, gövelek, purç, çekem olarakta bilinir. Her mevsimde yapraklı olan ve ağaçlar üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. Özellikle elma ağaçının dalları üzerinde yaşar. Armut, söğüt, kavak , meşe gibi ağaçların üzerinde de asalak olarak yaşayabilmektedir. Meyveleri yapışkan, sulu ve yumuşaktır. Bu meyveleri yiyen kuşların kondukları ağaçlar üzerine dışkılarıyla tohumları bırakması ökse otunun yayılmasını sağlar. Ökse otunun meyveleri eczacılıkta kullanılmaktadır.

 
• Öksürükotu - Tussillago farfara ssp. Typica. (Bitki türü): Papatyagiller familyasından, tohum ve köksaplar yardımıyla kolay yayılabilen çok yıllık otsu bir bitki türüdür.  Anavatanı Avrupa ve Asya'nın muhtelif yerleridir. Kuzey Amerika ve Güney Amerika'da muhtemelen göçmenler tarafından tıbbi bir madde olarak geliştirilmiş, bugün iyice yaygınlaşmıştır. Bitki çoğunlukla yol kenarlarında bazende deniz sahilinde bulunur, istilacı bir tür olduğu düşünülür. Öksürük giderici olarak  ve ezilen çiçekler genelde deri hastalıkarında kullanılır, ayrıca bitki yiyecek bitkisi ve çay olarakta tüketilir. Naenia typica ve Euplexia lucipara dahil olmak üzere bazı kelek türü larvalarının besin kaynağını oluşturur, bunun yanı sıra bal arısının (apis mallifera mallifera) en çok gezindiği bitki türüdür.

 
• Ölmezdiken - Ruscus aculeatus. (Bitki türü): Ruscaceae familyasından 20-50 cm yükseklikte, kışın yaprak dökmeyen, çok yıllık, yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı, çalı görünümlü bir bitkidir. Ölmez diken kökü çay ve naturel ilaç yapımında kullanılır. Meyveleri hafif zehirli olduğundan yenmezler. Aralık ayı ortalarından itibaren ucuna Silcan (Similax excelsa) meyveleri bağlanmış olan dalları, İstanbul çiçekçilerinde Kokina ( Yunanca kırmızı) adı altında satılır.

Yorum

e-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen * işaretli alanları doldurunuz.

*

İçerik Yanı Reklam 3